-string(41) "202602282324561772310296gorselbuyuken.jpg" -

Aydem Yenilenebilir Enerji, 3 Yıl İçerisinde Yüzde 70 Büyüme Hedefliyor

28.02.2026
Aydem Yenilenebilir Enerji, 3 Yıl İçerisinde Yüzde 70 Büyüme Hedefliyor

Önümüzdeki beş yılda yaklaşık 500 milyon dolarlık yatırım planları bulunduğuna dikkat çeken Aydem Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Uğur Yüksel, "Tüm bu yatırımlarla önümüzdeki üç yıl içinde yaklaşık yüzde 70 oranında büyüme öngörüyoruz. Bu büyüme sayesinde toplam mekanik kurulu gücümüzü 2.000 MW seviyesinin üzerine taşımayı hedefliyoruz" dedi.

Türkiye'nin köklü enerji gruplarından Aydem Enerji çatısı altında faaliyet gösteren Aydem Yenilenebilir Enerji, yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan oluşan üretim portföyü ile bu alanda ülkemizin en büyük şirketi konumunda yer alıyor. Bugün 1.198 MW kurulu gücü ve ülke geneline yayılmış 25 yenilenebilir enerji santrali ile faaliyetlerini kesintisiz bir şekilde sürdürüyor. Aydem Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Uğur Yüksel, özelleştirme yoluyla portföylerine dahil edilen iki hidroelektrik santrali dışında, tüm santrallerinin proje geliştirme, mühendislik, inşaat ve devreye alma süreçlerini kendi bilgi birikimlerine ve teknik yetkinlikleriyle yönettiklerini söyledi.

"Rüzgâr enerjisi tarafında Aydın Söke, Uşak ve Yalova'daki santrallerimizle toplam 256,5 MW kurulu güce sahibiz" diyen Yüksel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu alanda hem kapasite artışı hem de teknoloji dönüşümü yatırımlarımızla verimliliği artırmaya odaklanıyoruz. Bugün portföyümüz; 20 hidroelektrik, 3 rüzgâr, 1 jeotermal ve 1 hibrit güneş enerjisi santralinden oluşuyor. Karadeniz, Marmara, Akdeniz ve Ege bölgelerine yayılan geniş coğrafi varlığımızla Türkiye'nin farklı iklim ve kaynak çeşitliliğinden faydalanarak dengeli bir üretim avantajına dönüştürmemizi sağlıyor. Hidroelektrik santrallerimiz Adana, Aydın, Denizli, Düzce, Giresun, Muğla, Sivas ve Tokat'ta konumlanıyor. Rüzgâr enerjisi yatırımlarımızı Aydın, Uşak ve Yalova'da sürdürüyoruz. Uşak'ta hibrit güneş enerjisi, Denizli'de jeotermal enerji santralimizle üretim gerçekleştiriyoruz."

Öncelikli projeler arasında Şanlıurfa GES yer alıyor

Toplamda 25 yenilenebilir enerji santralleriyle 1.198 MW kurulu güce sahip olduklarının altını çizen Yüksel, "Coğrafi ve kaynak bazlı çeşitlendirilmiş portföy yapımız sayesinde üretim sürekliliğini güvence altına alırken operasyonel dayanıklılığımızı da güçlendiriyoruz. Yatırım stratejilerimizin odağında, depolama teknolojileriyle entegre edilmiş güneş ve rüzgâr projeleri yer alıyor. Yenilenebilir üretimin sürekliliğini sağlamak ve sistem esnekliğini artırmak açısından depolama yatırımlarının kritik bir rol üstlendiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda proje portföyümüzde Öncelik verdiğimiz yatırımların başında, Şanlıurfa'da hayata geçirmeyi planladığımız toplam 600 MW mekanik güce ve 450 MWh depolama kapasitesine sahip iki adet depolamak güneş enerjisi projesi geliyor. Bu yatırım, portföyümüzdeki en yüksek kapasiteli projelerden biri olacak" dedi.

Hibrit GES projeleri, yatırım gündemlerinin öncelikli başlıktan arasında

Yalova ve Uşak'taki tesislerinde kapasite artışı hedeflediklerine vurgu yapan Yüksel, "Kırklareli Kızılağaç'ta geliştirdiğimiz 100 MW kurulu güce ve 115 MWh depolama kapasitesine sahip depolamalı rüzgâr enerjisi projemiz (D-RES)’de stratejik öneme sahip yatırımlarımız arasında yer alıyor. Ayrıca Yalova'daki rüzgâr santralimizde 30 MW’lık dönüşüm ve kapasite artışı planlarken, Uşak'taki rüzgâr santralimizde 45 MW’lık mekanik kapasite artışı hedefliyoruz. Adıgüzel başta olmak üzere mevcut santrallerimizde hayata geçirmeyi planladığımız yaklaşık 97 MW gücündeki hibrit GES projeleri, yatırım gündemimizin öncelik başlıkları arasında yer alıyor. Uşak'ta yakın zamanda ülkemizde ilk kez uygulanan bir modeli devreye aldık. RES sahamızda en verimli üretim noktalarında yer alan 1,5 MW kurulu güce sahip 5 eski teknoloji türbin yerine, her biri 6 MW kurulu güce sahip 5 yeni nesil türbin konumlandırdık. Böylece hem teknolojik dönüşümü gerçekleştirdik hem de kapasite artışını en verimli sahalarda yaparak santralimizin toplam üretim verimliliğini önemli ölçüde artırdık" ifadelerini kullandı.

Hibrit ve entegre üretim modellerine odaklanılıyor

"Yenilenebilir enerji kaynaklarının doğası gereği iklimsel koşullardan etkilenmesi, enerji üretim portföyünde çeşitliliği ve birbirini yedekleyen sistemleri kritik hale getiriyor" diye konuşan Yüksel sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz de bu doğrultuda hibrit ve entegre üretim modellerine odaklanıyoruz. Yağışın sınırlı olduğu dönemlerde güneş enerjisinden, güneşlenmenin düşük olduğu zamanlarda ise hidroelektrik santrallerden üretim yapabilen dengeli bir yapı kurmayı hedefliyoruz. Özellikle barajlı hidroelektrik santrallerimizin üzerine konumlandırmayı planladığımız yüzer güneş panelleri, üretim çeşitliliğini artırmanın yanı sıra su yüzeyindeki buharlaşmayı azaltarak su kaynaklarının korunmasına katkı sağlıyor. Bu yaklaşımımız hem enerji üretimine hem de tarımsal sulamaya dolaylı bir fayda sunuyor."

"5 yılda yaklaşık 500 milyon dolarlık yatırım planımız bulunuyor"

Yalova rüzgâr santralinde de bir dönüşüm hayata geçirileceğini belirten Yüksel, sözlerine şunları ekledi: "Verimli alanlarda konumlanan, her biri 1,5 MW gücündeki olan toplam 18 MW kapasiteli 12 eski teknoloji türbinin yerine, her biri 7,5 M W kurulu güce sahip 4 yeni nesil türbin kuracağız. Bu dönüşümle sahadaki toplam kurulu gücü 30 MW seviyesine çıkararak 12 MW net kapasite artışı sağlamayı hedefliyoruz. Daha sınırlı bir alanda daha yüksek üretim elde ederken, operasyonel verimliliğimizi artıracak, bakım ve işletme maliyetlerinde de önemli kazanımlar yaratacağız. Tüm bu yatırımlarla önümüzdeki üç yıl içinde yaklaşık yüzde 70 oranında büyüme öngörüyoruz. Bu büyüme sayesinde toplam mekanik kurulu gücümüzü 2.000 MW seviyesinin üzerine taşımayı hedefliyoruz. Stratejimiz; teknoloji, verimlilik ve sistem esnekliğini merkeze alan sürdürülebilir bir büyüme modeli üzerine kurulu. Önümüzdeki beş yılda yaklaşık 500 milyon dolarlık yatırım planımız bulunuyor. Bu yatırımlarla hedefimiz, yalnızca kurulu gücü artırmak değil; aynı zamanda sistemin dayanıklılığını ve üretim sürekliliğim güçlendiren yapısal bir dönüşümü hayata geçirmek."